Sayfalar

28.3.14

3/4

8'de sabah kahvaltısı, 5'te öğle yemeği, 11'de akşam yemeği. İşte hayat bu.
Mu?

Tatil de, buradaki ilk senemde neredeyse bitmek üzere.
İnanılır gibi değil.
Oysaki yeni başlamıştık.
Daha yeni alışmıştık.
Dün ilk defa krep yapmıştım.
Üstelik güzel olmuştu.

Acayip hızlı geçiyor zaman önünü alamıyoruz.

Bundan tam 1 ay ve 1 gün sonra ben de artık sıradan bir insan olacağım.
Yaptığım ve yapacağım her şey o heyecanından, parlaklığından bir şeyler kaybedecek.
Sıradışı veya özel olmak yerine "gerekli" olacak her şey.
"Yetersiz" olacak.
"Eee?" diyeceksiniz "sonra?"

Ben de öyle bööön bööön bakacağım.
Ne bileyim ben.
O önünde her hayalini incik cincik dizmiş kız gitmiş olacak içimden.
Her şeyden korkan, her şeyi sorgulayan bir ben kalacağım.

Öyle otururuz artık kendi kendimize.

23.3.14

Kedidir Kedi

Bayılırız aşklara bayılırız.
Sevgiye, ilişkilere bayılırız.
Mutluluğa bayılırız.
Erir gideriz mutluluk için.
Uf neler yapmayız ki.
Kim yapmaz ki?

Kolay bulunmaz ama mutluluk. Aşk. Sevgi.
Üstelik "bulunan" bir şey de değildir gibi.
Vardır veya yoktur, hissedilir veya hissedilmez.
İnsanın tamamen kontrolünün dışında gibi gibidir çoğu zaman?

Durum böyle olunca da neyi nereden nasıl arayacağız da bulacağız da hissedeceğiz de aman da aman şeklinde bir zihniyet ortaya çıkar.
Veya çıkmaz.
Şaraptır o.
"Kedidir kedi."

***

Evrene mesaj yollamaktan sms paketim bitti, şeklinde bir espiriyle kapıyorum bu yazımı.
Hala daha blogger kullanan bir yazar olarak böyle abidik gubidik şeyler yazmaya hakkım var diye düşünüyorum.
Zaten kim okuyor bunları öyle ara ara meraklanmıyor da değilim.
Hmhmhm.

Nobody says "True that."



bidididi di dud duu