"I can laugh when things ain't funny
Ha, ha, happy-go-lucky me
Yea, I can smile when I ain't got no money
Ha, ha, happy-go-lucky me
It may sound silly, but I don't care
I got the moonlight, I got the sun
I got the stars above
Me and my filly
Well, we both share
Slappy-go-happy, happy-go-lucky love
Well, life is sweet
Whoa-ho, sweet as honey
Ha, ha, happy-go-lucky me "
- Paul Evans
Biraz her şey, biraz hiç bir şey... Mutlaka bir yerlerde bir kahve kokusu, sakin bir melodinin tatlı duygusu...
gökkuşakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gökkuşakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26.8.10
Shuffle #8
17.1.10
Gökkuşakları
Ne komik bir yapımız var biz insanların.
Hiç tanımadığımız insanlara karşı bile bir sorumluluk duyuyoruz.
Birkaç kelime bizlere güven verebiliyor.
Anlamsız ama bir o kadar eğlenceli bir hikaye, iki insanı bir araya getirebiliyor.
Ne kolay "İnanamıyorum!" diyoruz.
Ne kolay inanıveriyoruz herşeye.
Hiç tanımadığımız birisinden özür dilemek için ne zahmetlere girebiliyoruz kimi zaman.
Hiç kırmak istemiyor insan.
Bazen kırmak istediğini zannediyor, ama ancak kırdıktan sonra fark ediyor aslında bunu istemediğini.
Kelimelerimi daha doğru seçseydim diye kızıyor kendine, yazarken en doğrularını yazdığını düşündüğünü unutup.
Çok kolay bırakabiliyormuş gibi davranıyoruz.
Hiç bir zaman bırakamıyoruz.
Doğru gözlükleri bulabilseydik taktığımızda insanların tutundukları herşeyi görebilirdik...
Ve bana inanın, o insana binlerce gökkuşağı bağlıymış gibi gözüküyor olurdu.
İnsanları bu yüzden çok seviyorum sanırım.
Her birine binlerce gökkuşağı bağlı olduğu için...
Hiç tanımadığımız insanlara karşı bile bir sorumluluk duyuyoruz.
Birkaç kelime bizlere güven verebiliyor.
Anlamsız ama bir o kadar eğlenceli bir hikaye, iki insanı bir araya getirebiliyor.
Ne kolay "İnanamıyorum!" diyoruz.
Ne kolay inanıveriyoruz herşeye.
Hiç tanımadığımız birisinden özür dilemek için ne zahmetlere girebiliyoruz kimi zaman.
Hiç kırmak istemiyor insan.
Bazen kırmak istediğini zannediyor, ama ancak kırdıktan sonra fark ediyor aslında bunu istemediğini.
Kelimelerimi daha doğru seçseydim diye kızıyor kendine, yazarken en doğrularını yazdığını düşündüğünü unutup.
Çok kolay bırakabiliyormuş gibi davranıyoruz.
Hiç bir zaman bırakamıyoruz.
Doğru gözlükleri bulabilseydik taktığımızda insanların tutundukları herşeyi görebilirdik...
Ve bana inanın, o insana binlerce gökkuşağı bağlıymış gibi gözüküyor olurdu.
İnsanları bu yüzden çok seviyorum sanırım.
Her birine binlerce gökkuşağı bağlı olduğu için...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)